Merhaba Sinan,
Açıkçası konu hakkında hiçbir fikrim yok maalesef. Hatta aracın periyodik bakım ücretleri bana çok makul geldiği için bu husus bugüne kadar hiç dikkatimi çekmemişti gerçekten...
Ama "arabanın küçüklüğü ve üç silindirli oluşu bu durumun gerekliliğini meydana getiriyor olabilir mi ki acep?" diyerekten ortaya uyduruk bir tez atmaktan da kendimi alamadım
Bir de Triger kayışı diyince tüylerimin diken diken olmasına sebep olan bir anımı paylaşayım:
Bundan aşağı yukarı 4 yıl önce pederin Fiat Marea ile bir İstanbul trafiğinin en civcivlisinden bir akşam vakti, sol şeritten 3. viteste aşağı yukarı 70-80'le aheste giderken 4. vitese atayım dedim, vites değiştirip ayağımı debriyajdan çekip gaza dokunmamla arabadan "tık" diye bir ses geldi, ve istop etti!.. Tekrar çalıştırmak istedim arabayı ve bir türlü marş basmadı. Ben o trafikte soğukkanlılığımı korumaya çalışarak arabayı en sağ şeride doğru kaydırmayı başardım ve nihayetinde sağ şeride gelip kaldım yolda....
Yardımsever bir arkadaşın durup arabayı biraz ilerdeki benzinliğe itmek için yardım teklif etmesiyle de trafiktekilerden daha fazla küfür yemekten de kurtulmuş oldum. (Şimdi güzide istanbulumuzun dehşetli bir akıl dehası sonucu baştan başa yanyollarla kaplanmış E-5'inde böyle bir olayla karşılaştığımı tasavvur bile edemiyorum!!!)
Neyse, servis çağırdım, geldiler baktılar "Abi triger kayışı sıyırmış" dediler. Çektiler servise.... ertesi gün telefon açtım "nedir hasar?" diye "abi arabayı tekrar çalıştırayım derken 3 sübapı eğmişsin, 2 milyar küsür masraf!" Araç henüz 90000 km.'de bile değildi ve aracın bu şekilde beni yolda bırakması beni çok üzmüş ve daha önce bu arabayla birçok problem yaşadığımdan dolayı, araca olan güvenimi sıfıra indirmişti.
Hülasa, o gün bugündür triger kayışından ben çok korkarım... Varsın Cuorelerimizn trigerlerini 45000'de bir değiştirsinler. Ben hiç şikayetçi olmam, aksine hoşuma bile gider yani...
