Sirion birden bire karşıma çıkan bir aşk gibiydi. Ki hala arabama ilk günkü kadar aşığım desem yalan olmaz. Her şey yakın bir komşumuzun bir gün Bakırköy trafiğinde Renault Scenic'i ile adım adım ilerlerken, bana Daihatsu Cuore'den bahsetmesiyle başladı. Tekirdağda okuyan oğlunda Cuore vardı ve zaman zaman İstanbula geldiğinde aracı babasına veriyordu. O da Cuorenin İstanbul trafiğinde verdiği rahatlığı yaşayınca ( Otomatik tabi:) Scenic ile trafik ona bir işkence gelmişti.
En kısa sürede Tekirdağa gittim ve hem ziyaret hem ticaret derler ya, Cuoreyi yakından inceledim. O zamanlar Cuore düşündüğüm için, hemen Tekirdağ YÜncüler Daihatsu bayiine gittik. Sıfır km Cuoreler göz alıcı güzelllikleriyle dururken , Yüncüler Otomotiv yetkilisi bana 2. el Sirionu neden düşünmediğimi sordu. O esnada plazada sıfır km Sirionlar vardı ve ben Sirionlara bakarak :
--Bunların tipini beğenmiyorum .. dedim. Bana yardımcı olan abi de;
--Zaten bunların 2. elini demiyorum. Dışarıda eski kasa olanların 2. eli var, gel bi bak. dedi. Ve başladı Sirionu anlatmaya. İşte o gün Sirion'a aşık oldum. Teşekkürler Yüncüler Otomotiv.Beni Sirionla tanıştırdığınız için..İlginiz ve güleryüzünüz için.. O günden bir hatıra, ilk baktığım Sirionun resimleri işte burada:
