cccengiz yazdı:Değişik bir telaş, apayrı bir heyecandır. Kız isteme derken, nişan derken, nikah-dğün derken yorulursun. Offff amma da zor işlermiş bunlar dersin.Bazen sıkılırsın, bazen bunarlısın. Her fotoğraf makinesine tebessümle bakmak yorar seni. Günlerin nasıl geçtiğini anlayamazsın. Bir bakmışsın ki evlenmişsin. İlk başlarda hep birliktelik vardır, birlikte televizyon seyreder, daracık koltuğa iki beden sığarsınız, Aynı saatte yatar, uyurken birbirinize sarılırsınız.. Uyurken, yolda yürürken bile eller ayrılmaz. Biraz zaman geçer, biraz da içi geçer insanın. Uyurken rahat yatmalı insan felsefesi adı altında, yatakta farklı konumlarda yatar olur artık her iki taraf. Akşamları aynı koltukta zevkle izlenen TV programları, yerini "Yinemi şu salak dizi", "Bıktım senin maçından" laflarına bırakır. Ama her şey yine de güzeldir. Sensiz yatağa girmeyen kişi, bir bakmışsın ki koltukta iki büklüm uyuyakalmış.
Bu hafta annemlere gitmedik, senin arkadaşlarından kimseye fırsat kalmıyor muhabbetleri başlar. Hafta sonu diye bir şey yoktur artık. Her Pazar günü muhakkak birilerine gidilir. Ya sen ya o mutludur bu gidiş gelişlerden ama " Bir gün de rahat rahat evimde oturmak istiyorum" diye serzenişler başlar.
Ve günler, aylar, yıllar geride bırakılır.
Anlatılamayan, yanlış anlatılan, unutulan , unutulmayan bir çok şeyi geride bırakarak. Geriye dönüp baktığında ilk tanıştığın günü, ilk elini tuttuğun günü, Onu ilk öptüğün günü ve şuan heyecan içinde olduğun bu günleri hatırlar ve "İyi ki O'nunla evlenmişim" dersin.
Mutluluğunuzun ve birlikteliğiniz hiç bitmesin.
FaTiH yazdı:Hakikaten ama lütfen korkutma olaylarına girmeyelim; daha ağabeyimiz yeni evlenmiş; sitemizde ben misal bekarlar da çok fazla! Olumsuz örnekler vermeyelim lütfen!!!
Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir