Daihatsu: %51'i Toyota'ya ait olan bir marka.
Biz bu markaya birçok sebepten ötürü gönül vermişiz ve bağlıyız. Fakat duygusallığı birkaç dakikalığına da olsa bırakıp Daihatsu'nun gerçekte bir şirket, ürettiği araçların da birer mal olduğu perspektifinde bakarsak ilginç (en azındanTürkiye koşullarının çok dışında) bir manzara ile karşılaşıyoruz.
Yukarıdaki verilere göre; Türkiye'de 2007 yılı içinde 1,843 adet Daihatsu satılmış. Bu 1,843 adedin içindeki modellere bakarsak; Cuore, Copen, Sirion, Terios, Materia olarak listelenebilir.
Peki Daihatsu şirket genelinde tüm dünyada 2007 yılında kaç adet araç satmış? Markası Daihatsu olan 928,663 adet ve Toyota markası altında 387,403 adet. Yani Daihatsu'nun 2007 yılı için toplam satış rakamı 1,316,066 adet!
Yani Türkiye pazarı toplam satış rakamının neredeyse 1000'de 1'i. İşte Daihatsu Türkiye'de bu kadar az satılıyor. Neden böyle? Neden daha çok / aktif pazarlanmıyor, bunlar çok uzun konular. Bunlara girmeden ve konuyu dağıtmadan devam edeyim.
Bu yukarıdaki verilerin haricinde Daihatsu 2007 yılında 385,026 adet de motor satmış çeşitli araçlarda kullanılmak üzere.
Bir başka ilginç veri ile devam edelim: Daihatsu'nun 2007 yılında sattığı bu 1,316,066 aracın tam 848,752 adedi Japonya içi satışlara ait (Toyota markası altında satılanlar dahil). Diğer taraftan 100'ü aşkın ülkede yapılan toplam satış miktarı 439,513 adet.
Kısacası Daihatsu'nun yaptığı satışların neredeyse %60'ı Japonya'ya ait. Geri kalan %40 ise çok sayıda ülkeye dağınık durumda. Durum bu olunca bence Toyota'nın kararını netleştirmesi gerekiyor Daihatsu markası ile ilgili. Çünkü benzer segmentlerde araçlar ile rakip olarak bu dış pazarlarda karşı karşıya geldikleri oluyor. Toyota ya Daihatsu'nun pazarlamasında daha aktif rol almalı, ya da en azından kimi ülkelerde karşılaşmalar engellenmeli.
Ayrıca, Japonya pazarındaki bu büyük satışlar bizim burada bildiğimiz Daihatsu'lara ait rakamlar da değil. Bu satışların tamamına yakını Sonica, Esse, Mira, Move, Latte, Tanto, Atrai gibi araçlardan sağlanıyor. Bizim burada bildiğimiz modeller ise Japonya'da farklı (daha küçük) motor alternatifleri ile oldukça düşük adetlerde satıyor.
Yani şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Daihatsu'nun ana pazarı Japonya'dır ve Daihatsu küçük araç üretiminde Toyota için çok önemli bir markadır. Daihatsu aynı zamanda, tüm dünyada adını duyurmak için daha büyük motor alternatifi sağladığı bazı modellerini de (Avrupa ülkelerine yönelik tasarlanmış, bizim kullanmakta olduğumuz modellerini) satmakta ama çeşitli faktörler nedeniyle rekabet gücünü kaybetmekte, bu kaybedilen rekabet gücünü geri kazanabilmek için zaman zaman gereğinden fazla güçlü veya özellikli (Sirion-1 ve YRV Turbo) gibi, kimi zaman ise uçuk tasarımlı (Copen, Materia gibi) araçları piyasaya sunmakta, fakat araçların fiyatını düşük tutabilmek için Japonya'da satılan donanım seviyelerine kıyasla çok daha zayıf donanım seçeneklerini satılan araçlara dahil etmekte, sonuç olarak görsel beğeniye ya da mantığa hitap eden ucuz ve rekabet yeteneği olan modeller ile Japonya dışı pazarlarda varolmaktadır.
Bundan sonra ne olur? Bu sorunun cevabı tamamen Daihatsu'nun Japonya'daki merkezinin ve şirketin %51'ine sahip olan Toyota'nın kararlarına bağlı. Olabilecek ihtimaller konusunda spekülasyon yapmaktan kolay birşey yok ama bunu yapmak bize birşey kazandırmaz. Bunun yerine basında çıkan haberlere bakarak şirketin gidişatını tahmin yönüne gidebiliriz. Bundan yola çıkarsak, benim tahminim şu:
Toyota, Subaru ve Daihatsu markaları ile eskisinden daha fazla ilgileniyor. Toyota zaten belli bir noktaya gelmiş bir otomotiv devi. Bu iki markayı daha iyi noktalara getirip, toplam satış adedini bu şekilde artırmak yöntemine gidecekler. Subaru'yu bundan sonra daha da çılgın performans araçları üretmek için kullanacaklarını, Daihatsu'nun ise varolan çizgisini devam ettirip, Japonya için geliştiriliş kei modellerin çok daha düşük donanım seçenekleri ile gelişmekte olan ülkelere Daihatsu markası altında satılacağını tahmin ediyorum. Bu da bize daha ucuz, daha küçük, daha özelliksiz Daihatsu'ların Hindistan gibi ülkelerde yüksek adetlerde satılacağını gösteriyor. Peki ya diğer ülkeler? Ya biz? Ya Avrupa? Daihatsu bu ülkelerin ihtiyaçlarına yönelik modellerinin satılmasına devam edecek mi? Etmeyeceğine dair bir haber ya da duyum yok ama aynı zamanda bu operasyonların hızlanacağını ya da güçleneceğini gösteren bir duyum da yok malesef.
Gün gibi açık olan bir tek şey var Türkiye pazarı için:
Zaten dünyanın en pahalı benzinini kullanan Türkiye'de, sadece benzinli araçlar satan ve malesef satmak zorunda olan Daihatsu Türkiye, bir farklılık yapmak zorunda. Çünkü, performans desek, eski jenerasyon şu ankilerden ve hatta rakiplerden bile daha iyiydi. Marka bilinirliği yaratıyordu. Sitemizdeki açık ara en çok konuşulan aracın Sirion-1 olması bunun kanıtıdır. Daihatsu bu araçların üretiminin bitmesinin üzerine tüm dünyada yeni kasa araçları piyasaya sundu. Bu araçlar Avrupa pazarının beklentilerini, işlevsellik ve tasarım olarak daha fazla karşılıyor olsa da, değişik tasarımları ile halkımızı memnun etmeye ancak bir süre daha devam edebilirler(tartışılabilir). Yani belli ki, yeni Sirion eskisi kadar beğenilmiyor, Cuore'de şimdilik havlu atılmış görünüyor, Materia zaten başlı başına bir konu

İlginç tasarımı ile çok çekici olsa da Türkiye'de tutulduğunu söylemek güç. Copen desek bkz. Materia hakkındaki yorumlarım. Hepsini bir yana bırakırsak elimizde bir tek Terios kalıyor. Terios yeni ve gösterişli kasası ve 1.5 motoruyla eskisine kıyasla yüksek adetlerde satıyor olsa da, artık kasa değişikliğinin rüzgarı da son buluyor ve insanların gözleri araçlara alışıyor olabilir. Bu henüz olmamışsa bile, zamanla gerçekleşmesi kaçınılmaz. Bu da Daihatsu Türkiye'yi gelecekte araçları ön plana çıkartabilmek ve rekabet gücünü artırabilmek için, çeşitli çalışmalar yapmaya yöneltebilir. Neler peki dediğinizi duyar gibi oldum

Tüm tahminleri bir günde yazıp, tadını kaçırmak olmaz
